Uzm. Dr. Kübra Ceren Cesur’un Psikiyatride Bütüncül Değerlendirme Yaklaşımı
Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Kübra Ceren Cesur; psikiyatrik değerlendirme, kanıta dayalı psikoterapi yaklaşımları, ilaç tedavilerinin planlanması ve gerekli durumlarda TMS uygulamalarını biyopsikososyal bir çerçevede ele alıyor. Klinik yaklaşımında kişinin belirtileri, tıbbi geçmişi, yaşam koşulları ve önceki tedavi deneyimleri birlikte değerlendirilerek bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturuluyor.
Ruhsal sağlık sorunları aynı tanı altında bile kişiden kişiye farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Belirtilerin süresi, şiddeti ve günlük yaşam üzerindeki etkisi kadar kişinin tıbbi geçmişi, kullandığı ilaçlar, yaşam koşulları ve önceki tedavi deneyimleri de değerlendirme sürecinde önem taşır. Bu nedenle psikiyatrik tedavi, yalnızca belirli bir hastalık adına veya tek bir belirtiye göre değil, kapsamlı klinik değerlendirme sonucunda planlanır.
Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Kübra Ceren Cesur, klinik çalışmalarında psikiyatrik değerlendirme, kanıta dayalı psikoterapi yaklaşımları, farmakolojik tedaviler ve gerekli durumlarda nöromodülasyon yöntemlerini biyopsikososyal bir çerçevede ele almaktadır.

Eğitim ve mesleki deneyim
Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden dereceyle mezun olan Dr. Kübra Ceren Cesur, psikiyatri uzmanlık eğitimini Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tamamlamıştır.
Devlet hizmet yükümlülüğünün ardından Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde psikiyatri uzmanı olarak görev yapmıştır. Transkraniyal Manyetik Stimülasyon uygulayıcı eğitimi ve sertifikasyonunu Harvard Medical School bünyesindeki Beth Israel Deaconess Medical Center’da tamamlamıştır.
Dr. Cesur, 2026 yılından bu yana özel muayenehanesinde hasta kabul etmektedir.
Psikiyatrik değerlendirme nasıl yapılır?
Psikiyatrik değerlendirme, yalnızca kişinin o anda yaşadığı belirtilerin konuşulmasından ibaret değildir. Görüşmelerde belirtilerin ne zaman başladığı, zaman içinde nasıl değiştiği, günlük işlevselliği ne ölçüde etkilediği ve hangi koşullarda arttığı veya azaldığı ele alınır.
Kişinin geçmiş psikiyatrik ve tıbbi öyküsü, kullandığı ilaçlar, uyku düzeni, aile öyküsü, alkol veya madde kullanımı ve yaşamındaki önemli değişiklikler de değerlendirmeye dahil edilebilir. Gerekli görüldüğünde bazı belirtilerin şiddetini ve zaman içindeki değişimini izlemek amacıyla yapılandırılmış klinik ölçeklerden yararlanılabilir.
Bu ölçekler tek başına tanı koymaz. Klinik görüşmeyi ve psikiyatri uzmanının değerlendirmesini destekleyen araçlar olarak kullanılır.
Çalışma alanları
Dr. Kübra Ceren Cesur’un çalışma alanları arasında depresif bozukluklar, anksiyete bozuklukları, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu ve psikotik bozuklukların değerlendirilmesi bulunmaktadır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, alkol ve madde kullanım bozuklukları ile yeme bozuklukları da psikiyatrik değerlendirme kapsamında ele alınabilmektedir.
Benzer yakınmalar farklı psikiyatrik veya tıbbi durumlardan kaynaklanabilir. Örneğin uyku bozukluğu, enerji azalması, çarpıntı, dikkat güçlüğü veya huzursuzluk tek başına belirli bir tanının göstergesi değildir. Değerlendirmede belirtilerin örüntüsü, süresi, şiddeti ve işlevselliğe etkisi birlikte incelenir.
Psikoterapi yaklaşımı
Psikoterapi; kişinin düşünce, duygu ve davranış örüntülerini anlamasına ve yaşadığı güçlüklerle daha işlevsel biçimde başa çıkmasına yardımcı olmayı amaçlayan yapılandırılmış bir tedavi sürecidir.
Uygulanacak psikoterapi yaklaşımı, kişinin başvuru nedeni ve klinik ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir. Depresyon, anksiyete bozuklukları, panik bozukluk ve obsesif kompulsif bozukluk gibi durumlarda farklı psikoterapi yöntemlerinden yararlanılabilir.
Psikoterapinin hedefleri, sıklığı ve tahmini süresi kişiden kişiye değişebilir. Süreç boyunca belirtilerdeki değişim, günlük yaşam üzerindeki etkiler ve belirlenen tedavi hedefleri düzenli olarak gözden geçirilir.
İlaç tedavilerinin planlanması ve izlenmesi
Psikiyatrik ilaç tedavisi gerektiğinde; kişinin yaşı, genel sağlık durumu, eşlik eden hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar ve önceki tedavi deneyimleri dikkate alınır.
Tedavinin başlangıcından sonra ilacın olası yararları, yan etkileri ve günlük işlevsellik üzerindeki etkileri takip edilir. Gerekli durumlarda tedavi planı klinik bulgular doğrultusunda yeniden düzenlenebilir.
Psikiyatrik ilaçların hekim değerlendirmesi olmadan başlanması, aniden bırakılması veya dozunun değiştirilmesi güvenli olmayabilir. İlaçla ilgili kararların tedaviyi yürüten hekimle birlikte alınması gerekir.
TMS ve nöromodülasyon uygulamaları
Transkraniyal Manyetik Stimülasyon, beynin belirlenen bölgelerine dışarıdan manyetik uyarılar verilmesini temel alan, cerrahi işlem ve genel anestezi gerektirmeyen bir nöromodülasyon yöntemidir.
TMS tek bir cihaz veya standart protokolden oluşmaz. Kullanılan cihaz, bobin yapısı, hedef bölge, uyarım biçimi ve seans düzeni ele alınan klinik duruma göre değişebilir. Bilimsel kanıtın düzeyi ve düzenleyici izinler de her hastalık, cihaz ve protokol için aynı değildir.
TMS’ye uygunluk yalnızca kişinin tanısına bakılarak belirlenmez. Geçmiş tedaviler, kullanılan ilaçlar, nöbet öyküsü, nörolojik durumlar ve vücutta bulunan implant veya metal parçalar gibi güvenlik açısından önemli bilgiler birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle TMS’nin herkese uygun, tamamen risksiz veya diğer tedavilerin doğrudan yerine geçen bir yöntem olduğu düşünülmemelidir. Uygulama kararı ayrıntılı psikiyatrik ve tıbbi değerlendirme sonucunda verilmelidir.
Bireyselleştirilmiş tedavi planlaması
Psikiyatrik tedavi planında psikoterapi, ilaç tedavisi ve gerekli durumlarda nöromodülasyon yöntemleri ayrı seçenekler olarak veya birbirini tamamlayacak biçimde değerlendirilebilir.
Planlama sırasında kişinin tercihleri, önceki tedavi deneyimleri, günlük yaşam koşulları ve tedaviden beklentileri de dikkate alınır. Aynı tanıyı taşıyan iki kişi için farklı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi bu nedenle mümkündür.
Tedavi sürecinde belirtilerin yanı sıra uyku, iş veya okul yaşamı, sosyal ilişkiler ve genel işlevsellik de takip edilir. Amaç yalnızca belirli bir belirtinin azalması değil, kişinin yaşamındaki klinik açıdan anlamlı değişimin düzenli biçimde değerlendirilmesidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Tanı, kişisel tedavi önerisi veya sonuç garantisi olarak değerlendirilmemelidir. Ruhsal veya fiziksel açıdan acil risk oluşturan durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurulmalıdır.
YORUM EKLE