Genital siğil tedavisi - kadinvsaglik.com

Genital siğil tedavisi

Genital siğilde en sık yapılan hata: “Geçti” sanıp kontrolü bırakmak

Genital siğiller tedaviyle çoğu zaman birkaç seansta kaybolur. Ancak tedavi virüsü değil, siğili ortadan kaldırır. Uzmanlar, tekrarlamanın en sık görüldüğü ilk ayların kontrolsüz geçirilmemesi gerektiğini hatırlatıyor.

Genital bölgede fark edilen küçük bir kabarıklık, çoğu kişinin önce görmezden geldiği, sonra da internette saatlerce araştırdığı bir şikâyet. Utanma duygusu yüzünden hekime gitmek haftalarca, bazen aylarca erteleniyor. Oysa genital siğil, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında en yaygın olanlardan biri ve tedavisi mümkün.

İstanbul Şişli’deki SoftCare Clinic’ten Op. Dr. Şükrü Sanus’un verdiği bilgilere göre, hastaların en çok merak ettiği iki soru aynı: “Tamamen geçer mi?” ve “Kansere döner mi?”
Genital siğil

Siğile yol açan tipler kanser yapan tipler değil

Genital siğillerin sorumlusu insan papilloma virüsü, yani HPV. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) tedavi kılavuzuna göre siğillerin yaklaşık yüzde 90’ı virüsün tip 6 ve tip 11 adlı iki türünden kaynaklanıyor. Bu iki tip, rahim ağzı kanseriyle ilişkilendirilen yüksek riskli tipler arasında yer almıyor.

Bu, siğili olan bir kadının taramayı ihmal edebileceği anlamına gelmiyor. Aynı kişide birden fazla HPV tipi bulunabildiği için düzenli smear ve HPV taraması, siğil olsun ya da olmasın sürdürülmeli.

Virüsün bir başka özelliği de sinsi ilerlemesi. Siğiller bulaşmadan aylar, hatta yıllar sonra ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla siğilin fark edildiği gün, enfeksiyonun ne zaman ve kimden alındığını göstermiyor.

Hangi yöntemler kullanılıyor?

Tedavi edilmeyen siğil kendiliğinden kaybolabiliyor, aynı kalabiliyor ya da sayıca ve boyutça artabiliyor. Hangisinin olacağını önceden kestirmek mümkün olmadığı için hekimler çoğunlukla tedaviyi öneriyor.

Seçenekler iki grupta toplanıyor. İlki, hekimin reçete ettiği ve hastanın evde kendisinin uyguladığı kremler. İkincisi ise muayenehanede yapılan işlemler: siğilin üzerine asit çözeltisi sürülmesi, sıvı azotla dondurma, koter ya da lazerle yakma ve cerrahi olarak çıkarma.

Hangi yöntemin seçileceği siğilin sayısına, büyüklüğüne ve yerine göre değişiyor. Şişli’de genital siğil tedavisi uygulayan SoftCare Clinic’te en sık başvurulan yöntem, triklorasetik asitle yapılan kimyasal uygulama. Klinik, lezyonun durumuna göre dondurma, koter ve lazer seçeneklerini de kullanıyor.

“Tedavi siğili giderir, virüsü değil”

Hastaların en çok yanıldığı nokta burası. CDC kılavuzu, siğillerin tedaviye genellikle üç ay içinde yanıt verdiğini belirtiyor. Ancak tedavi virüsün kendisini vücuttan temizlemiyor. Bu yüzden siğil, özellikle ilk üç ay içinde yeniden çıkabiliyor.

Tekrarlama, tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Virüsü zamanla baskılayan, kişinin kendi bağışıklık sistemi. Sigarayı bırakmak, düzenli uyku ve kontrol randevularına uymak bu süreçte hekimlerin en sık yinelediği öneriler.

Evde yapılan “doğal” karışımlar, sirke ya da elde çıkan siğiller için satılan ilaçlar ise genital bölgede ciddi yanıklara yol açabiliyor. Genital bölgedeki her kabarıklık siğil de değil; tanıyı muayene koyuyor.

Gebelikte tedavi değişiyor

Gebelikte hormonların etkisiyle siğiller büyüyebiliyor. Evde kullanılan bazı siğil ilaçları gebelikte önerilmiyor; bu dönemde tedaviye mutlaka hekim karar veriyor. CDC’ye göre yalnızca siğil nedeniyle sezaryen yapılması gerekmiyor.

Aşı ve kondom ne kadar koruyor?

HPV aşısı, virüsle henüz karşılaşmamış kişileri siğile yol açan tiplere karşı koruyor. Var olan siğili ise tedavi etmiyor. Kondom bulaşma riskini azaltıyor ama sıfırlamıyor, çünkü virüs kondomun örtmediği deri bölgelerinden de geçebiliyor.

Uzmanların ortak mesajı net: Genital bölgede yeni fark edilen bir kabarıklık için beklemek, ne siğili küçültüyor ne de kaygıyı. Erken muayene, hem daha az seansla tedavi hem de partnerin korunması anlamına geliyor.

Hiç yorum yok